Geçmişin Bütün Tonlarını Taşıyan


Çocukluğum kara lastik bir ayakkabıydı dağlarda

çürük elmalardaki diş ağrısıydı

Yanaklarımda hep esmer bir utangaçlık vardı

Siyah poşet kukusuydu annem

acının tüm renklerini taşıyan

on üç farklı renkte göz yaşı döken

Babam eve vaktinden çok daha sonra gelen yardım kolilerinden ibaretti

Pişmanlıkların ve kaygıların toplamıydı

Dudaklarımdaki acı tebessüm olarak kaldı

Boyası akan siyah zeytinler gibiydi zeval vaktimiz

Yaşamın gölgesine sığınıp duruyorduk

Yeryüzü her zamanki gibi eğriydi

Doğrusal değildi hayat

Çok yaşamak çok bilmek etmiyordu

Çok sevmek çok tanımak etmiyordu

Bir kuşluk vakti oturdum sesimin sessizliği ile

Belirsizliğin tenhasını yazıyordum

Düşsel bir köprüdür dedim hayat

O köprünün üzerindedir her daim yaşam

Bir gün boyutsuz bir zamanda

düşler ve gerçekler aynı zaman dilimde

ve aynı gökyüzünün altında el ele yürüyecekler

Bir şey var içimin içinde

Bir şey var

göğüs kafesimin altında çırpınan

hep aynı yaşta olan

Geçmişin bütün tonlarını taşıyan

Dorşin YANARDAĞ


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla paylaşın!

Tepkiniz nedir?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
1
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win

0 Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.